(ANKARA) - YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, yakınlarına yönelik yürütülen soruşturma konusunda yaptığı açıklamada, "Bu dolandırıcı kişileri iş insanı olarak görmem kusur sayılabilir, ancak suç sayılamaz. Yaklaşık 50 senedir kamuoyunun gözleri önünde bir hayat sürdürüyorum. Üstlendiğim görevler ve yaptığım çalışmalar dolayısıyla yetkili kurumlar tarafından defalarca denetimden geçirildim.
Bana yönelik açılan herhangi bir soruşturma da açıklayamayacağım herhangi bir mesele de bulunmuyor" ifadelerini kullandı. Sarıgül, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı açıklamada, yakınlarına ilişkin soruşturmanın başlatılmasına yol açan kişilerle kendisinin ya da ailesinin kurduğu iletişimin, söz konusu kişilerin Türkiye'ye taşımayı teklif ettiği yatırımları incelemekle sınırlı olduğunu ifade etti.
Sarıgül, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bu kişilere ve projelerine güvenilemeyeceğini gecikmeli de olsa fark etmemizin ardından, görüşmeleri hukuki sonuç yaratabilecek bir noktaya ulaşmadan ve resmî nitelik kazanmadan biz sonlandırdık. Soruşturma başlatılmasına yol açan kişilerin sundukları belgeler, sözleşmeler, banka dekontları ve noter onayları gerçek değildir, sonradan üretilmiştir.
Banka dekontları sahtedir. 100 avro tutarındaki bir dekont üzerinde oynanarak tutar 100 milyon avroya çevrilmiştir. Kurulduğu öne sürülen şirketler gerçekte kurulmuş değildir.
Türkiye'ye giren veya Türkiye'den çıkan 1 avro bile bulunmamaktadır. Herhangi bir kamu zararı söz konusu değildir. Şikayetçi sanıklar açısından oluşmuş bir zarar da bulunmamaktadır.
Görüşmeler resmî bir boyut kazanmamıştır. Şikayetçilerin ileri sürdükleri iddiaların temelini sahte banka dekontları, sahte noter onayları ve hileyle hazırlanmış sözleşmeler, başka bir deyişle uydurma belgeler oluşturmaktadır. Bu derece soyut, dayanaktan yoksun suçlamalar karşısında dava açılması bir yana, soruşturma dahi başlatılmamalıydı.
Adalet mekanizmasının görevi, insanların itibarını haksız suçlamalar ile kişisel kin ve düşmanlıkların yol açacağı zedelenmeye karşı korumaktır. Soruşturmanın başlatılmasına yol açan kişiler, ellerinde bulunan sahte belgeleri e-mail ve WhatsApp üzerinden bana ve aileme göndermişlerdir; ancak söz konusu şantajlara teslim olunmamıştır.
Bu çabaları sonuç vermeyince kamuoyu aracılığıyla üzerimizde baskı oluşturabilmek amacıyla gazeteci Murat Ağırel'le iletişim kurmuşlardır. Sayın Ağırel, kendisine iletilen iddialara ve belgelere şüpheyle yaklaşmış, bunları araştırmayı gerekli görmüş ve avukatlarımızla da bir görüşme gerçekleştirmiştir. Bunun ardından bu kişiler, beni, aile bireylerimi ve gazeteci Murat Ağırel'i şikayet etmişlerdir.
Bu kişilerin girişimlerini e-mail ve WhatsApp aracılığıyla zaten biliyor olmamıza rağmen, Sayın Murat Ağırel'in bizi bilgilendirdiğini ve koruma altına aldığını öne sürmüşlerdir. Yeterli bilgiye ve belgeye erişemediği için haber hazırlamayan Sayın Murat Ağırel'in, bu gerekçeyle söz konusu soruşturmaya dahil edilmesinden ve tutuklanmasından dolayı derin üzüntü duyuyorum.
Yaşanan, çok ağır bir haksızlıktır. Muhalefet milletvekili sıfatımla başvurduğum ya da başvurabileceğim bir kamu gücü olmadığı gibi dağıtabileceğim kamu ihalesi, arazisi, kredisi ve benzeri olanaklar da bulunmamaktadır. Bu dolandırıcı kişileri iş insanı olarak görmem kusur sayılabilir, ancak suç sayılamaz.
Yaklaşık 50 senedir kamuoyunun gözleri önünde bir hayat sürdürüyorum. Üstlendiğim görevler ve yaptığım çalışmalar dolayısıyla yetkili kurumlar tarafından defalarca denetimden geçirildim. Bana yönelik açılan herhangi bir soruşturma da açıklayamayacağım herhangi bir mesele de bulunmuyor."


